"CHP'ye oy verenlerin yüzde 90'ı Alevi" |
| 14 01 2008 | |
| "Alevilik T.C'nin güvenlik sorunudur"Cem Vakfı Başkanı Doğan Basın Kulübü'nde konuştu: Basın Kulübü dün akşam Alevi cemaatinin önde gelen isimlerini buluşturdu. AKP'nin tartışma yaratan Alevi açılımı ve Erdoğan himayesinde gerçekleştirilen iftar sonrası ikiye bölünen Aleviler, dün konuyu enine boyuna Basın Kulübü'nde tartıştı. İşte, Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan'ın programda yaptığı tartışma yaratacak açıklamalar.. "Türkiye'de bu konuyu anlatmak, halka benimsetmek çok zor değil. Niye zor değil? Çünkü Anadolu halkı aslında birbirini tanıyor. Yani çok kişinin zannettiğinin aksine Anadolu halkı 13. asırda önemli ölçüde Alevidir. 1517'den sonra Sünnileştirme olayı siyasal iktidar tarafından Osmanlı hanedanı tarafından kılıç zoruyla yaptırılıyor. Bu önemli gerçeği Anadolu halkı tarihsel olarak bilinçli bir şekilde bilmese bile ruhsal olarak bunu duyuyor, biliyor, görüyor. Çünkü bakıyor ki yaşantısı gelenekleri hemen hemen aynı. Birbirinden kız alıp veriyorlar. Hele son yıllardaki gelişmede de gerçekten bu önemli bir sorun olmaktan çıkıyor. Yani iki gencin birbirini sevmesi halinde bir aile bir yuva kurmaları şimdi çok daha olağan bir hale geldi. Bundan şunu çıkartıyorum. Bugüne kadar isyasi iktidarlar, alevi sünni ayrılmasından önemli ölçüde beslendiler. Ve beslendikleri için de hiç kimse çözüm aramak Alevi yurttaşların en temel isteklerine cevap vermek ihtiyacını hissetmedi. Ve bu ihtiyacı sürekli olarak ertelediler. Ama bugün Aleviliğin Türkiye'de resmen tanınması yasal olarak tanınması sadece alevilerin sorunu değildir. Alevilerin sorunu olmaktan çıktı. Kimin sorunudur? Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sorunu oldu ve devletin en önemli güvenlik sorunu haline geldi. Yani sadece Alevi yurttaşların özgürce icra etmeleri sorunu değil çok daha önemlisi Türkiye Cumhuriyeti'nin güvenlik sorunu haline geldi. neden çünkü eğer bir ülkede 25 milyonu bulan bir kitleyi eğer siz görmezlikten geliyorsanız eğer itip kakıyorsanız eğer yasalarda yeri yok ise bin türlü bahanenin arkasına sığınarak onları farklı bir muameleye tabi tutuyorsanız onları kucaklamaya hazır aportta bekleyen öyle uluslararası güçler var ki onu istediği gibi diediği gibi kullanır. Ve devleti yönetenler bugüne kadar olayın bu yanına hiç bakmamışlardır. Bugün Kürt sorunu da bundan kaynaklanmıştır. Bu yanlış devlet yönetiminden kaynaklanmıştır. şimdi alevi sorununu bizim bütün çabalarımıza rağmen hala olayın bilincinde olmadan bir takım engeller ileri sürerek şu yasa bu yasa diyerek savsaklamaya çalışıyorlar. Artık bu olay uluslararası hukukun müdahil olduğu olaylardan biridir ve başında geliyor. Başbakan davet ederse tabii ki giderim. Yani bizim Sayın Başbakan ile şahsi bir husumetimiz yok, AKP ile kişisel bir husumetimiz yok. Önemli olan yurttaşlara cidden, ciddi ve samimi katkılar sunacak Anayasal hakların verilmesinde ciddi bir adım atacak mı atmayacak mı? Öyle bir şey yaptığı zaman biz de sorumluluk duyan insanlar olarak şunu yaparız. Bu konuda çalışan samimi ciddi örgütleri toplantıya çağırırız ve böyle bir davet var bu davette şunlar şunlar savunulacak bu konuda mutabık mısınız? Mutabakatı sağladığımız zaman belki bir temsilciler heyeti olarak kalkıp gidilir ve müzakeresi yapılır. Bu ülke bizim. Sayın Başbakan bugün vardır yarın yoktur. ama ülke bizimdir biz her zaman burada olacağız. Kendileri de burada olacaklardır. Yani bir Başbakan için bundan daha büyük başarı olur mu? Sosyal dayanışmayı sağlayan sosyal farrklılıkları mümkün olduğu kadar törpüleyen insanları birbirine sevdirten bir siyasal iktidar hem prestij kazanır hem de onun başındaki kişi önemli ölçüde eğer siyasete devam edecekse puan kazanır. Atmazsa ne olur? Biz zaten yolumuza devam ediyoruz. Yani müzakereye de gitsek bu mahkemede verilen kararı sonuna kadar götüreceğiz. Henüz elimize geçmedi ama o kararı Danıştay'a götüreceğiz eğer orada da reddedilirse o zaman İnsan Hakları Mahkemesi'ne götürürüz. Ama şunu bilmek lazım. İnsan Hakları Mahkemesi'ne 200 bin dava ile gider. Onu hiç kimse unutmasın. Belki de daha fazla. Avrupa'daki arkadaşlarımız var örgütler var eminim ki onlarda belki biz olayı onlara ciro edeceğiz kendilerine yardımcı olacağız. Biz buradan her türlü desteği verelim diyeceğiz Belki de dünyanın en büyük tazminat davasına muhattap olacaklar. Hiç kimsenin şüphesi olmasın. Şimdi şunu söyleyeyim. Geçen gün gelen bazı milletvekilleri seçim sonuçlarının analizini yapmışlar. Oy aldıkları yerlerinin dökümünü çıkarmışlar. CHP, aldığı oyların %90'ından fazlasını Alevilerden alıyor. Bunun manası şu. Sünni kesimden CHP'ye oy gitmiyor. İşin gerçeği bu. Bugüne kadar belki bu söylenmedi ama bir vakadır. Kendi milletvekillerinin bir tespitidir. Bizim tespitimiz de o istikametteydi ama kendilerinin resmi tespitidir bu. AKP bu çıkışıyla bazı sonuçlar elde edecek mi? Tabiki bir siyasi parti iktidar da olsa iktidarın yurttaşlarına karşı birtakım yasal ve anayasal sorumlulukları da olsa isterki bunu hem yerine getirsin, yerine getirirken de oylarını arttırsın. Gayet doğal her siyasi parti bunu ister ve tabi bunu yaparken CHP'yi zayıflatacaktır. Eğer bu hakları vermeyi samimiyetle ve ciddiyetle ve hızla seçimlerden önce bir seçim yatırımı gibi değil samimi bir yaklaşım sergileyebilirse AKP'ye de Alevilerinin bir kısmının oy vermesi süpriz olmaz. Onun için CHP karşı atağa geçmiş durumda ve tahmin ediyorum ki sayın Baykal'da ilerleyen günlerde büyük bir aşure tertip ediyor. Alevi yurttaşları ve kuruluşları davet ediyor. Bunlar normaldir. Demokratik hayatın normal halleridir. Siyasi rekabeti de anlayışla karşılarız." http://www.haberturk.com/haber.asp?id=51238&cat=230&dt=2008/01/14 |